13 Aralık 2016 Salı

Mutluluğa Bakış Açısı

Mutluluk nedir sorusu insanoğlunun varlığından beri sorulmakta, bugüne kadar yaşamını tamamlamış ve yaşamaya devam eden tahmini 110 milyar insan tarafından ayrı ayrı cevaplanmış, her dönemden döneme sorunun cevabı farklılıklar göstermiştir.

Mutluluğun belli bir zaman aralığı yoktur. Bir insan bir saat, bir ay ya da 1 yıl boyunca mutlu olamaz. Mutluluk anlık yaşanan hatırlandıkça hafızadan tekrar çağrılan ve yüzü güldüren bir duygu durumdur.
Bir dakikalığına okumaya ara verin ve şu soruları kendinize sorun
*Mutluluk dediğimiz şey içsel mi dışsal mı bir durumdur?
*Herhangi bir şey yapmadan mutlu olabilir miyiz?

Mutluluk denklemi şu şekildedir;
Mutluluk= Gerçekleşen Durum- Beklenen Durum; ileride atasözü haline geleceğini düşündüğüm “hayaller ve gerçekler”  deyimi ile karıştırmamanızı tavsiye ederim. Hayal ve Beklenti arasında Güneş ve Dünya arasındaki mesafeden daha fazla bir mesafe vardır.

Hayal kavramında sınırlamalar olmaz. İnsanlar genellikle beklentilerini hayal kavramıymış gibi anlatır. Beklentileri gerçekleştiğinde hayallerinin gerçekleşmiş olduğundan bahsederler.
Beklenti kavramı sınırları olan ve olma olasılığı hayalin olma olasılığından daha fazla olan bir kavramdır. Çok uzun zaman aralıklarındaki beklenti ve hayaller çok nadir de olsa olma olasılıkları birbiri ile kesişirler. P(B)≥P(H)

Mutluluk denkleminde Beklenen Durum yerine Hayal Edilen Durum yazılmamasının sebebi de aslında yukarda bahsi geçen olasılık durumdur. Hayallerimiz hiçbir zaman kısa vadeli ve sınırlı olmamıştır. Hayal ulaşabileceğimiz ve dokunamayacağımız bir uzaklıktadır.
Mutluluk denklemi sonucunu tartışacak olursak. Her saniye, aldığımız her kararda ve her hareketimizde bir beklenti içinde oluruz.  Bu durumlarda beklentilerimizin gerçekleşmesi oranında mutlu olup olmayacağımız ortaya çıkar. 
Öyleyse denklem  sonucu; sıfırdan büyük ise mutluluk, sıfırdan küçük ise mutsuzluk ve sonuç sıfıra eşit ise herhangi bir duygu durum yaşanmaz.

Sonuç >0 ise Mutluluk
Sonuç=0 ise Duygu Durum yok
Sonuç<0 ise Mutsuzluk

Mutluluk hem içsel hem de dışsal bir durumdur ve hiçbir şey yapmadan ortaya çıkması da beklenemez. Mutluluğun içsel ve dışsal olması beklenen ve gerçekleşen durumlardan kaynaklanır.
Gerçekleşen ve Beklenen durumun mutluğa etkisi aynıdır. Herhangi bir katsayısı yoktur ve doğrusaldır. Ancak gerçekleşen durumun olması, birçok etki ve bilinmeyen olaylar örgüsünü içermektedir. Beklenen durumlar daha içsel ve kontrol edilebilirdir.  İnsanlar beklentilerine müdahale edebilir, esnetebilir ama maalesef gerçekleşen durumlara müdahale edemeyiz. Bunu Pollyana etkisine çekme gibi bir gayretim kesinlikle yok sadece mutluluğun matematiğini çözmeye çalışıyorum.

Gerçekleşen durumları “para” ile etkileyebileceğimizi düşünürüz. Para kavramı tüm insanların inandığı, her şeyin kapısını açacak olan anahtar olarak yorumlarız ve zaman zaman paraya taparız. Aşağıda herkesin bildiği bir araştırma sonucunda belli bir yaşam standardı yakalayana kadar paranın mutlu ettiği ve belli bir kazanç sonrasında mutluluğa herhangi bir etkisi olmadığı görülmektedir.


  Grafik: https://drsvenkatesan.com/tag/relationship-between-money-and-happiness/


Mutluluk için o an önemlidir, beklentinin ve gerçekleşen durum. Mutlu olup olmayacağımıza beklentilerimiz karar verir. Beklentilerimizin büyüklüğü gerçekleşen olaya ne derece müdahale edebileceğimiz ile doğru orantılıdır. Bir konu hakkında ne kadar emin olursak, ne kadar büyük resimden bakıyorsak gerçekleşen durumlara etkimiz daha çok olacak ve sonuçlar çoğunlukla bizi mutlu edecektir. Hayatta sürekli birilerinden veya bir şeylerden beklentilerimiz vardır. Bildiğiniz ve güvendiğiniz konularda beklentilerinizi yüksek tutabilirsiniz ve mutlu olabilirsiniz ancak emin olmadığınız bir durum mevcut ise kesinlikle beklentilerinizi yüksek tutmayın sonucu sizi mutsuz edecektir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder